Bir anlamı yoksa hayatın
- Detaylar
- Kategori: Hüseyin Onat
- Yayın tarihi: Cuma, 30 Aralık 2011 09:40
- Yazar: Hüseyin Onat
- Gösterim: 94
Yeni günün getirdiği ışıklar için insan, Rabbine şükran duymalı. Yataktan kalkmasının bir anlamı olmalı. Uyanmasının, yaşamasının ve konuşmasının bir anlamı olmalı. Bir tüy, bir yaprak, bir kelebek kadar hafif olmalı.
Korka korka değil sadece, ümitle ve çığlık çığlığa, sevinçle yaşayabilmeli hayatı. Sadece kendini değil, herkesten bir parça taşımalı üstünde.
Bir gece yarısı kalkıp ıssız sokakları arşınlamalı. “Çocukluğum, gençliğim bu sokaklarda geçti. Bu evlerin, bu insanların üzerimde hakları var.” demeli.
Işık yanan evleri ve içindekileri selamlamalı, dualamalı. Hele de çocukları, hastaları, ihtiyarları hiç unutmamalı. Bir helal lokma için gün boyu didinen babaları ve anneleri de hatırlamalı.
Bir de gençler, kim bilir, hangi derdi, sevinci vardır paylaşılmayı bekleyen. Onları da dualarına almalı. Kalbi ve dili bir olmalı.
Kalbin fezası geniş. Her birine yer var orada. Sevebildiği kadar sevmeli. Hayır ve saadetler dilemeli. Kalbini saf, dilini temiz tutmalı. Belli mi olur, hangi duanın Allah katına ulaşacağı.
Sadece kendimiz için yaşamıyoruz dünyada. Hayatımızı süsleyen ne çiçekler, ne yıldızlar var. Gözlerimizin görmediği nice güneşler var. Allah bize hafızayı ve hatırlama nimetini niye vermiş?
Bu nimetlerin kimden olduğunu bilip, hatırlayalım diye. Rabbimize şükredelim. Günde, gecede birkaç defa yapmalıyız bunu.
Düşünmeliyiz bunca nimetin nereden geldiğini, kimin gönderdiğini… Şükrünü yaptı mı insan, kalbi huzurludur.
Düşünmekten kaçmamalıyız. Tefekkür, Rabbimize karşı bir teşekkürdür. Bir şükürdür….
Aklının, kalbinin ve ruhunun güzelliğini derinde hissetmeli insan. Bazen diplerde yaşamayı bırakıp, biraz da yüzeye çıkmalı. Dünyanın üstünde dolaşmalı.
Hasta, garip dostlarını aramalı, kapılarını çalıp onları kucaklamalı. Yıllardır ihmal ettiği dostlarını, vefasızlığını ve hatalarını affedeceklerini umarak bir bir arayıp bulmalı.
Bulamadıklarını kabrinde ziyaret edip helalleşmeli, dualaşmalı.
Hayatının bir manası olmalı. Fuzuli şeyler huzurunu bozmamalı.
İnandığı yolda tek başına da kalsa yürümeli insan.
Selam ve dua ile..














