Yazdır

Hep Beraber

Birey olarak birlikte yaşamak zorundayız. Günlük ihtiyacımızı temin etmede dünya nimetlerinden yararlanmada, acılarımızı, sevgi ve mutluluğumuzu, bilimi ve teknolojiyi paylaşmada birlikte olmalıyız.

 Bu birlikteliğimizi çalışarak, üreterek ve mesleğimizin gereğini en iyi şekilde yaparak pekiştirmeliyiz. Her insan yaşamın gereği olarak paylaşmayı ve yardımlaşmayı bilmek durumundadır.

 Bu olgu bireyin önce ailesi içinde yaşanır, sonra sırasıyla komşuluk ilişkilerinde, mahallesinde, ilçesinde, şehrinde ve ülkesinde devam eder. Dünyada yaşam mücadelesi veren yaklaşık 7 milyar insanın fikirlerinin ve parmak izlerinin farklı olduğu düşünülecek olursa bu paylaşım ve yardımlaşmada kişilerin yaklaşımları ve özverileri çok farklı olacaktır. İbrenin yönünü kendine çevirenlere “egoist kişilik” olarak bakmaya bunun aksine hep verici olup kendi ihtiyaçlarını karşılamada güçlük çekene “keriz-enayi” olarak değerlendirmemize neden olur.

Paylaşım ve yardımlaşmada ölçülü olmak gerekir. Çocuğu açken başka bir çocuğu doyurmak veya komşusu yardıma muhtaçken Afrika’daki yardıma muhtaç kişiye yardımcı olmak sanırım doğru değildir.

 Yine toplumsal kaynakların müşterek kullanımı konusunda hassas olmamız gereğini vurgulamak lazımdır. Paylaşım ve yardımlaşma nasıl olmalı? Paylaşım ve yardımlaşmada öncelik sırasını tanıdığına, yakın çevrene, hemşehrine vermek doğaldır.

İnsan sağlığını ilgilendiren çok önemli konularda, doğal afetlerde, insan canının söz konusu olduğu acil durumlarda bu kavram geçersizdir. Paylaşım ve yardımlaşma olgusunda karşılık bekleyerek yani “kaz gelecek yerden tavuk esirgememek”... beklentisiyle yapılmamalıdır.

Paylaşım ve yardımlaşma ferdi olarak yapılacağı gibi dernek, vakıf vs. gibi sivil toplum örgütler vasıtasıyla da yapılabilir. Eskiden ferdiyetçilik ön plandaydı ama geçtiğimiz yüzyılın sonlarında ve yeni girdiğimiz yüzyılda ferdiyetçilik kavramı önemini yitirdi.

Şu anda gerek iş dünyasında ve gerekse sivil toplum örgütlerinde birliktelik ön planda... Toplumda sevilen kişi olmak çok önemlidir. Hal ve hareketleriyle, özverisiyle bu işe layık olan kişilerin sözü dinlenir, sorunların çözümünde önderlik yaparlar.

Genellikle liderliğe yatkın insanlardır. Günümüzde bu tip insanlara “güzel insan” deniyor. Fakat günümüzde güzel insan kriterleri değişikliğe uğramıştır. Maddi olarak belli bir seviyede olan veya siyasi iktidara yakınlığı olan insanlara güzel insan deniyor.

 Kişinin eğitim seviyesi, vasıflı eleman olup olmaması, işinin ehli olup olmaması o kadar önemli değil. Partili olsun, yandaşımız veya ideolojik anlamda fikirdaşımız olması yeterlidir. Parası olan insanın ideolojisi, eğitimi gerekli değil zaten. O güzel insandır. Sözü dinlenen itibarlı insandır... Parası olmayan ama kafasını kullanan biri eğer bir gün çıkıp “kendim için bir şey istiyorsam namerdim, sizi kurtaracağım düşün peşime” diyorsa ve siz de düşmezseniz bilin ki çok şey kaybetmişsiniz!!!...

 Toplumda böyle çok kolay yükselmek isteyen siyasiler olduğu gibi, holdingler kurarak, halkın parasını yiyerek şöhrete ulaşmış insanlar çoktur. Hafızanızı yoklayın bulacaksınız, hem de pek çok... Halkın parasını yiyerek birilerini dolandırarak, devletin parasını çarçur ederek bir şeyler yapar gibi görünenler bizim için önemli değildir. Olmamalıdır da... Bunun yanında gece gündüz çalışarak tamamen legal yoldan “tırnaklarıyla kazıyarak bir mevkiye gelenlere veya zengin olanlara” gıpta ile bakıyorum, onların önünde saygıyla eğiliyorum, alkışlıyorum, teşekkür ediyorum...

Sizde böyle insanları alkışlayın, onlara itibar edin lütfen... Ben bir Türk vadandaşı olarak, üzerime düşen görevi maddi ve manevi olarak yaptığımı sanıyorum. Ancak benden çok daha iyi bu işi yapan arkadaşlarımız var. Önemli olan birinin veya birilerinin değil, hep beraber daha iyisini yapmaya çalışmamızdır. Bizden daha iyi yapanın peşinden gitmesini bilmeliyiz. Herkesin bir şeyi çok iyi bilmesi ve yapması yerine iyi bilen ve iyi yapanın yanında birlikte en iyisini yapmayı hedef almalıyız.

 Memnuniyetle ifade etmek isterim ki; Türk vatandaşları son derece girişken ve müteşebbis insanlar... İş ve aş için onlar için ülke sınırı yoktur. Bu çok sevindirici ve onur verici bir durumdur. Tek noksanımız birliktelik ve baş olma davası... Hep ben yaparım.... Hep ben bilirim... Bundan kurtulmalıyız. Gelin, kafamızı değiştirelim, dünyamızı yeniden kuralım ister misiniz?...

 Öncelikle her insanın yapabileceği şeyi yapalım. Hayal edelim... Hayal etmek, hayal gücü ile yaşamak, insanoğlunun sağlık ve mutluluğu, ücretsiz ekmeği ve bilimin temelidir. Peki neyi hayal edeceğiz? Öncelikle güzel şeyleri hayal edeceğiz... Holding sahibi, genel müdür, kulüp başkanı, kanser ve AİDS tedavisini bulan bilim adamı, dünyanın en iyi futbolcusu, basketbolcusu ve voleybolcusu, milletvekili, bakan olabileceğimizi hayal edelim. Unutmayalım bir konu hakkında hipotez ortaya atılır. Bu da bir hayal ürünüdür. Hayalin bilimdeki yeri önemlidir. Hipotezi takiben teori ve yaşamdaki gerçekler karşımıza çıkar.

 Bir bakmışız ki bizim hayal ettiğimiz değerler bir gün karşımıza çıkmış ve bizzat onu yaşıyoruz. Bunun için; • Öncelikle okulumuzu bitirelim, mastırımızı tamamlayalım, bilimsel çalışmalarımızı bitirelim. • Mesleğimizin en iyisi olmaya çalışalım. Hak etmediğimiz mevkiye talip olmayalım, işi ehline verelim. • Paylaşmayı ve yardımlaşmayı öğrenelim. Sevgiyi ve ilmi paylaşalım. Böylece dünyanın güzelliklerini zenginliklerini ve yaşamın kolaylıklarını görmüş olacağız. •

 Olumsuz düşünmeyelim, olayların hep müsbet yönlerini görmeye çalışalım. Menfi yönleri imkanlar ölçüsünde düzeltmeye çalışalım. • Dernek, vakıf, spor kulubü gibi sivil toplum örgütlerine üye olalım, gönüllü olarak çalışalım. Bu sayede yardıma muhtaç insanların sorunlarını, kimseye yük olmadan çözelim. • Büyüğümüzü sayalım ve küçüğümüzü sevelim. Örf – adetlerimizi yaşayalım, yeni neslimize öğretelim ve yaşatalım.

• Bedenen ve ruhen sağlıklı olmak için çaba sarf edelim. Buna önem verelim. • Siyasi arenada daha iyi kulvarlarda koşmak için, seviyeli ve ısrarcı siyasete evet diyelim. Toplum için siyaset yapan gerçek siyasetçi hemşerilerimize sahip çıkalım onlara köstek değil destek olalım. • İnsanları fikirleriyle, sanatıyla, bilimiyle değerlendirelim onlara saygı duyalım. Sanatçılarımıza, bilim adamlarımıza sahip çıkalım, onları maddi ve manevi olarak destekleyelim.

 • Türk insanının zeki, çalışkan olduğunu ve aynı zamanda toplumcu olduğunu gelin ispat edelim. Var mısınız?... Hep beraber....

Son Kullanıcılar

  • MUHAMMETCELAL
  • MEKA
  • kasım ahmet
  • CHM
  • MiracY

Kimler Çevrimiçi

17 ziyaretçi ve kayıtlı kullanıcı yok çevrimiçi

İstatistikler


Üye Sayısı

160


İçerikler

681


Web Bağlantıları

11


İçerik Gösterim Sayısı

111830